Çünkü her insan yaratılışından ölünceye kadar, ayrı ayrı karakter taşır. Onun için insanları yönetmeye çalışanların içinde ve dışında bir liderlik hamuru olması en büyük şarttır. Yani; yola çıkmadan önce, yüzde yüz kendini gözden geçirmelidir. Kendi egosunu ve çevrenin ısrarını bir kenara bırakmanın kendisine ve topluma büyük yararı olacağını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumda da insanı dolduruşa getiren çok olur. Bu da senin lider olman için değil, kendi çıkarı içindir. Onun için bilhassa toplumu yönetmeye karar vermek yolunda olanlar, vasıflarını iyice gözden geçirmeliler. Farz muhal kendini ölçüp biçmeden bir yere idareci olarak atandı veya seçildi. Eğer bu göreve layık ise hem kendine, hem de topluma büyük yararı olur. Bir de bunun tersini aldığı görevi yüzüne gözüne bulaştırır. O zaman kendisinin perişanlığı yetmezmiş gibi toplumu da perişan edeceğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Çünkü biz birey olarak şahısları değil toplumu düşünmek zorundayım. Birilerin ilerde çocuklarımızı ve torunlarımızı perişan etmeye müsaade etmemeliyiz. Toplum olarak Nasrettin Hocanın başından geçen bir hikâyeyi hatırlatmak istiyorum .” HOCANIN EVİNE HIRSIZ GİRMİŞ VEİÇERDE NE VARSA ALMIŞ GİTMİŞ. GEÇMİŞ OLSUNA GELENLER, HOCA ŞU TEDBİRİ, ŞU TEDBİRİ ALSAYDIN DEDİKLERİNDE, TAMAM BUNLAR BENİM SUÇUM, SANKİ HIRSIZLARIN HİÇ Mİ SUÇU YOK MU DEMİŞ.” İşte kısadan hisse, toplumda olumlu olanlara çok kişi sahip çıkar. Ne yazık ki olumsuzluklara hiç birimiz yanaşmayız. Ama birey ve toplum olarak iyiye ve güzelle koşmalıyız. Gaziantep için, TÜRKİYE CUMHURİYETİ için. Bakın ilimizde uyuşturucu belası dedikoduları sağır sultanlar duydu. Duyuyoruz ve takip ediyoruz, güvenlik güçlerimiz bu konuda canları pahasına elinde gelenin fazlasını yapıyorlar. Bir eksiklik varsa, biz Gazianteplilerin, çocuklarımıza ve gençlerimize tam sahip olamıyoruz. Vatandaş olarak Uyuşturucu ile ilgili bir duyumunuzda, hemen 112 telefon edip atalık ve vatandaşlık görevini yerine getirmek aslı görevimiz olmalı. Yoksa yolcu perişan, hancı perişan olur. Yani hepimiz bu ağır yükün altında ezilir gideriz. İşte toplum yönetmeyi hep birilerine havale edersen gençlik gözlerimizin önünde heba olup gidecek. O zaman ahta, vah ta acılarımıza merhem olmaz.
Son olarak vatandaşlarımıza şunu hatırlatmak istiyorum? Dikensiz gül bahçesini halen göremedik, bundan sonra olacağını düşünmüyorum. Onun için toplumumuzu sevabı ve günahı ile iyiye ve doğruya götürmek zorundayız. Hoşça kalın dostça kalın. Saygılarımla iyi günler dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
YÖNETMEK EN ZOR SANATTIR
Çünkü her insan yaratılışından ölünceye kadar, ayrı ayrı karakter taşır. Onun için insanları yönetmeye çalışanların içinde ve dışında bir liderlik hamuru olması en büyük şarttır. Yani; yola çıkmadan önce, yüzde yüz kendini gözden geçirmelidir. Kendi egosunu ve çevrenin ısrarını bir kenara bırakmanın kendisine ve topluma büyük yararı olacağını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumda da insanı dolduruşa getiren çok olur. Bu da senin lider olman için değil, kendi çıkarı içindir. Onun için bilhassa toplumu yönetmeye karar vermek yolunda olanlar, vasıflarını iyice gözden geçirmeliler. Farz muhal kendini ölçüp biçmeden bir yere idareci olarak atandı veya seçildi. Eğer bu göreve layık ise hem kendine, hem de topluma büyük yararı olur. Bir de bunun tersini aldığı görevi yüzüne gözüne bulaştırır. O zaman kendisinin perişanlığı yetmezmiş gibi toplumu da perişan edeceğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Çünkü biz birey olarak şahısları değil toplumu düşünmek zorundayım. Birilerin ilerde çocuklarımızı ve torunlarımızı perişan etmeye müsaade etmemeliyiz. Toplum olarak Nasrettin Hocanın başından geçen bir hikâyeyi hatırlatmak istiyorum .” HOCANIN EVİNE HIRSIZ GİRMİŞ VEİÇERDE NE VARSA ALMIŞ GİTMİŞ. GEÇMİŞ OLSUNA GELENLER, HOCA ŞU TEDBİRİ, ŞU TEDBİRİ ALSAYDIN DEDİKLERİNDE, TAMAM BUNLAR BENİM SUÇUM, SANKİ HIRSIZLARIN HİÇ Mİ SUÇU YOK MU DEMİŞ.” İşte kısadan hisse, toplumda olumlu olanlara çok kişi sahip çıkar. Ne yazık ki olumsuzluklara hiç birimiz yanaşmayız. Ama birey ve toplum olarak iyiye ve güzelle koşmalıyız. Gaziantep için, TÜRKİYE CUMHURİYETİ için. Bakın ilimizde uyuşturucu belası dedikoduları sağır sultanlar duydu. Duyuyoruz ve takip ediyoruz, güvenlik güçlerimiz bu konuda canları pahasına elinde gelenin fazlasını yapıyorlar. Bir eksiklik varsa, biz Gazianteplilerin, çocuklarımıza ve gençlerimize tam sahip olamıyoruz. Vatandaş olarak Uyuşturucu ile ilgili bir duyumunuzda, hemen 112 telefon edip atalık ve vatandaşlık görevini yerine getirmek aslı görevimiz olmalı. Yoksa yolcu perişan, hancı perişan olur. Yani hepimiz bu ağır yükün altında ezilir gideriz. İşte toplum yönetmeyi hep birilerine havale edersen gençlik gözlerimizin önünde heba olup gidecek. O zaman ahta, vah ta acılarımıza merhem olmaz.
Son olarak vatandaşlarımıza şunu hatırlatmak istiyorum? Dikensiz gül bahçesini halen göremedik, bundan sonra olacağını düşünmüyorum. Onun için toplumumuzu sevabı ve günahı ile iyiye ve doğruya götürmek zorundayız.
Hoşça kalın dostça kalın. Saygılarımla iyi günler dilerim.