Bu zamanda örnek insan olmak çok zor. Çünkü hepimizde az çok kıskançlık diz boyu. Bu zamanda kimseden bir yardım beklemek sanki bir azap haline geliyor. Çünkü birilerine bir iyilik yaptığımız zaman, ne yazık ki hemen karşılığını bekleriz. O zaman yapılan iyilik, iyilikten çıkıp yatırıma giriyor. Ne Yüce Mevla’nın katında, ne de insanların gözünde bir değeri kalmıyor.
Hayatımızın her safhasında hep “EMPATİ” yapalım; elinde tuttuğumuz kişinin yerine bir koyalım. Aynı durum bize yapılırsa ne kadar ağır geleceğini hep aklımızda bulunduralım. Ona göre davranışımızı kontrol altına alalım.
Her devirde olduğu gibi, şimdi de çevremizde fırsatçı insanlar ne yazık ki mevcut. İhtiyacı olan bir insan, borçla verdiğini misliyle almak ister. Bunlar faizci; işini gördükleri kişinin canını çıkarırlar. Bu konuda ne yuva yıkıldığını hep duymuşuzdur.
İşte örnek ve merhametli insanlar, böyle durumlarda devreye girerler. Her yaptığını Allah için ve insanlık adına yapar ve hiçbir karşılık beklemez.
Bu konuda Ömer Seyfettin’in Diyet adlı kitabından küçük bir özet aktarmak, hepimize iyi bir örnek olur:
Ali Usta adlı bir demirci, Yeniçerilere kılıç yapan tertemiz bir insandır. Ancak bir hırsızlık iftirasına uğrar ve şeriat kanununa göre kolunun kesilmesi gerekir. Yeniçeriler, bu temiz insan için zengin bir kasabın kolunun diyetini ödemesini ve Ali Usta’nın bunun için yanında dokuz yıl bedava çalışmasını önerir; iki taraf kabul eder. Ama aradan kısa bir zaman geçse de, kasap her gün “Kolunun diyetini ben ödedim” diye tekrarlayınca, Ali Usta kolunu kesip kasabın önüne atar.
İşte büyük günahlara karışmamak için aman! İyilik yapın ve hemen unutun ki, Allah bunun mükafatını size versin. Düştüğünüz ve karanlık bir karanlıklardan yüce Mevla’m kurtarsın. Yani iyilik yapın, denize atın; balık bilmese Haluk bilir.
Yunus Emre’nin güzel sözleri: “GEZDİM HALEP İLE ŞAM’I, EYLEDİM İLMİ TALEP,
MEĞER İLİM BİR HİÇ İMİŞ, İLLA EDEP, İLLA EDEP.”
İyi ve kötü günler bizim içindir. Birlik ve beraberlik, yardımlaşma insanlara büyük mutluluk verir.
Doğuş Gazetesi muhabiri sevgili kardeşimiz (Mehmet Sağır - Nazlı Sağır oğlu) İbrahim Halil Sağır ve güzel gelinimiz (Mehmet Yalçın - Aynzeliha Yalçın kızı) Dilara Yalçın, bu pazar günü hayatlarını birleştiriyor. Ben ve tüm Doğuş Gazetesi çalışanları olarak, çiftimize mutluluk, sağlık ve sevgi dolu bir ömür dileriz.
Bu duygularla, savaşsız ve bereketli günler dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
ÖRNEK İNSANLAR
ÖRNEK İNSANLAR
Bu zamanda örnek insan olmak çok zor. Çünkü hepimizde az çok kıskançlık diz boyu. Bu zamanda kimseden bir yardım beklemek sanki bir azap haline geliyor. Çünkü birilerine bir iyilik yaptığımız zaman, ne yazık ki hemen karşılığını bekleriz. O zaman yapılan iyilik, iyilikten çıkıp yatırıma giriyor. Ne Yüce Mevla’nın katında, ne de insanların gözünde bir değeri kalmıyor.
Hayatımızın her safhasında hep “EMPATİ” yapalım; elinde tuttuğumuz kişinin yerine bir koyalım. Aynı durum bize yapılırsa ne kadar ağır geleceğini hep aklımızda bulunduralım. Ona göre davranışımızı kontrol altına alalım.
Her devirde olduğu gibi, şimdi de çevremizde fırsatçı insanlar ne yazık ki mevcut. İhtiyacı olan bir insan, borçla verdiğini misliyle almak ister. Bunlar faizci; işini gördükleri kişinin canını çıkarırlar. Bu konuda ne yuva yıkıldığını hep duymuşuzdur.
İşte örnek ve merhametli insanlar, böyle durumlarda devreye girerler. Her yaptığını Allah için ve insanlık adına yapar ve hiçbir karşılık beklemez.
Bu konuda Ömer Seyfettin’in Diyet adlı kitabından küçük bir özet aktarmak, hepimize iyi bir örnek olur:
Ali Usta adlı bir demirci, Yeniçerilere kılıç yapan tertemiz bir insandır. Ancak bir hırsızlık iftirasına uğrar ve şeriat kanununa göre kolunun kesilmesi gerekir. Yeniçeriler, bu temiz insan için zengin bir kasabın kolunun diyetini ödemesini ve Ali Usta’nın bunun için yanında dokuz yıl bedava çalışmasını önerir; iki taraf kabul eder. Ama aradan kısa bir zaman geçse de, kasap her gün “Kolunun diyetini ben ödedim” diye tekrarlayınca, Ali Usta kolunu kesip kasabın önüne atar.
İşte büyük günahlara karışmamak için aman! İyilik yapın ve hemen unutun ki, Allah bunun mükafatını size versin. Düştüğünüz ve karanlık bir karanlıklardan yüce Mevla’m kurtarsın. Yani iyilik yapın, denize atın; balık bilmese Haluk bilir.
Yunus Emre’nin güzel sözleri:
“GEZDİM HALEP İLE ŞAM’I, EYLEDİM İLMİ TALEP,
MEĞER İLİM BİR HİÇ İMİŞ, İLLA EDEP, İLLA EDEP.”
İyi ve kötü günler bizim içindir. Birlik ve beraberlik, yardımlaşma insanlara büyük mutluluk verir.
Doğuş Gazetesi muhabiri sevgili kardeşimiz (Mehmet Sağır - Nazlı Sağır oğlu) İbrahim Halil Sağır ve güzel gelinimiz (Mehmet Yalçın - Aynzeliha Yalçın kızı) Dilara Yalçın, bu pazar günü hayatlarını birleştiriyor. Ben ve tüm Doğuş Gazetesi çalışanları olarak, çiftimize mutluluk, sağlık ve sevgi dolu bir ömür dileriz.
Bu duygularla, savaşsız ve bereketli günler dilerim.