Bizler ve gelecek için en önemli unsur Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bana göre diğer unsurlar teferruattır. Onun için ne olursa olsun, hangi görevde bulunursak bulunalım, hep önce devletimiz için çalışıp çabalamak ve onu muasır medeniyetler seviyesine yükseltmek bizler için bir zorunluluk ve mecburiyettir.
Bu nedenlerle konumuz ne olursa olsun, günü kurtarmak değil, yarınlara iyi bir gelecek bırakmaktır. Bu nedenle göreve getirilecek kişi ve kişilerin liyakat, sadakat ve o görevin ehli olma meziyetlerine sahip olmaları birinci şartımız olmalıdır. Yoksa devletimize istemeden zarar verdiğimizi unutmayalım. Başkalarının yaptığı hataların cezasını siz ve devletimiz çekmesin. Bu da büyük günah olur.
Bir de Cumhur İttifakı’nın “TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJESİ”, devletimizin birlik ve beraberliğine en büyük katkıdır. Aman, dönen tekere çomak sokmayın! Bunun da günahını ödemekle tükenmez. Ona göre hırsınızı, egonuzu ve siyasi görüşünüzü bir kenara bırakmak zorundasınız.
Kardeşim Doktor Murat'ın tespitlerini sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti, iki bin yılı aşkın köklü devlet geleneğine, tarihi değerlerine, örf ve âdetlerine bağlı büyük bir devletin bugünkü temsilcisidir.
Bizler, tarih boyunca bağımsızlık ve özgürlük ateşini yüreğinde taşımış, nice medeniyetlere yön vermiş ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış aziz bir milletin evlatlarıyız. Çağlar ve yönetimler değişse de Türk milletinin adalet, eşitlik ve bağımsızlık anlayışı, devlet geleneğimizin temel taşlarından biri olmuştur.
Mete Han’dan günümüze uzanan iki bin yılı aşkın devletçilik tecrübemiz; güçlü teşkilatlanma, düzen, istikrar ve devlet aklının nesiller boyunca aktarılan köklü bir mirasıdır. Bu miras, yalnızca geçmişimizin bir övünç kaynağı değil, aynı zamanda geleceğimizi şekillendiren en büyük umut ışığımızdır.
Unutulmamalıdır ki devletin bekası, yalnızca güçlü kurumlarla değil, o kurumları temsil eden liyakatli, adaletli ve ehil kadrolarla mümkündür.
Devlet kurumlarına yapılacak liyakat esaslı atamalar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan idari tercihler değil; milletimizin geleceğini, devletimizin istikrarını ve gelecek nesillerin yarınlarını güvence altına alan tarihi bir sorumluluktur.
Çünkü devletler, günü kurtaran kararlarla değil, geleceği inşa eden iradelerle ayakta kalır.
Zira devlet, şahısların ve makamların ötesinde, bir milletin tarih boyunca taşıdığı en büyük emanettir. Bu emaneti korumanın yolu; sadakati şahıslara değil devlete, bağlılığı makamlara değil millete, makamları ise yalnızca ehliyet ve liyakat sahiplerine teslim etmekten geçer.
Unutulmamalıdır ki Türk devlet geleneğinde makamlar geçici, “devlet ebedî, şahıslar fani, millet bakidir.”
Devleti ebed müddet anlayışıyla, geçmişimizden aldığımız kudreti geleceğe taşımak en büyük vazifemizdir.
İşte önce devlet demek, bizler için her şeyden önce gelmelidir. Birlik güçtür, ilerlemek için şarttır.
Bu duygularla tüm vatandaşlarıma sağlık ve mutluluklar dilerim.
SAYGILARIMLA.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
ÖNCE DEVLET!
Bizler ve gelecek için en önemli unsur Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bana göre diğer unsurlar teferruattır. Onun için ne olursa olsun, hangi görevde bulunursak bulunalım, hep önce devletimiz için çalışıp çabalamak ve onu muasır medeniyetler seviyesine yükseltmek bizler için bir zorunluluk ve mecburiyettir.
Bu nedenlerle konumuz ne olursa olsun, günü kurtarmak değil, yarınlara iyi bir gelecek bırakmaktır. Bu nedenle göreve getirilecek kişi ve kişilerin liyakat, sadakat ve o görevin ehli olma meziyetlerine sahip olmaları birinci şartımız olmalıdır. Yoksa devletimize istemeden zarar verdiğimizi unutmayalım. Başkalarının yaptığı hataların cezasını siz ve devletimiz çekmesin. Bu da büyük günah olur.
Bir de Cumhur İttifakı’nın “TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJESİ”, devletimizin birlik ve beraberliğine en büyük katkıdır. Aman, dönen tekere çomak sokmayın! Bunun da günahını ödemekle tükenmez. Ona göre hırsınızı, egonuzu ve siyasi görüşünüzü bir kenara bırakmak zorundasınız.
Kardeşim Doktor Murat'ın tespitlerini sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti, iki bin yılı aşkın köklü devlet geleneğine, tarihi değerlerine, örf ve âdetlerine bağlı büyük bir devletin bugünkü temsilcisidir.
Bizler, tarih boyunca bağımsızlık ve özgürlük ateşini yüreğinde taşımış, nice medeniyetlere yön vermiş ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış aziz bir milletin evlatlarıyız. Çağlar ve yönetimler değişse de Türk milletinin adalet, eşitlik ve bağımsızlık anlayışı, devlet geleneğimizin temel taşlarından biri olmuştur.
Mete Han’dan günümüze uzanan iki bin yılı aşkın devletçilik tecrübemiz; güçlü teşkilatlanma, düzen, istikrar ve devlet aklının nesiller boyunca aktarılan köklü bir mirasıdır. Bu miras, yalnızca geçmişimizin bir övünç kaynağı değil, aynı zamanda geleceğimizi şekillendiren en büyük umut ışığımızdır.
Unutulmamalıdır ki devletin bekası, yalnızca güçlü kurumlarla değil, o kurumları temsil eden liyakatli, adaletli ve ehil kadrolarla mümkündür.
Devlet kurumlarına yapılacak liyakat esaslı atamalar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan idari tercihler değil; milletimizin geleceğini, devletimizin istikrarını ve gelecek nesillerin yarınlarını güvence altına alan tarihi bir sorumluluktur.
Çünkü devletler, günü kurtaran kararlarla değil, geleceği inşa eden iradelerle ayakta kalır.
Zira devlet, şahısların ve makamların ötesinde, bir milletin tarih boyunca taşıdığı en büyük emanettir. Bu emaneti korumanın yolu; sadakati şahıslara değil devlete, bağlılığı makamlara değil millete, makamları ise yalnızca ehliyet ve liyakat sahiplerine teslim etmekten geçer.
Unutulmamalıdır ki Türk devlet geleneğinde makamlar geçici, “devlet ebedî, şahıslar fani, millet bakidir.”
Devleti ebed müddet anlayışıyla, geçmişimizden aldığımız kudreti geleceğe taşımak en büyük vazifemizdir.
İşte önce devlet demek, bizler için her şeyden önce gelmelidir. Birlik güçtür, ilerlemek için şarttır.
Bu duygularla tüm vatandaşlarıma sağlık ve mutluluklar dilerim.
SAYGILARIMLA.