Bu düşüncelerle, birlikte hareket etmenin ve huzurlu yaşamanın getirilerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Beni burada hoş görün, kimseye yol yordam gösterme gibi bir düşüncenin içinde değilim. Buradaki birinci amacım acı ve tatlıyı birlikte yaşamaktır.
Ne oldu bize demeyelim: Evet, devir ve zaman hızlandı. Geçim sıkıntısı gittikçe zorlaşıyor. Dijital zamanın, dünyanın en ücra köşesinde olan olumsuz ve olumlu olayları görüyoruz. Bunu ben de kabul ediyorum. Yani insanlarda bir değişim olduğunu hoşgörü ile karşılayalım.
O zaman evlatlarımızın yaptıklarını hep eleştirmeyin. Onlara doğruyu ve dürüstlüğü biz göstermeliyiz. Çünkü çocuklar bizim, torunlar bizim; onlar bizim kanımızı ve canımızı taşıyor. Biz, atalarının genetiğini taşıdıklarını unutmayalım. Onları yetiştiren ve hayata hazırlayan yine biz büyükleriz.
Biz atalar hoşgörüyü taşıdığımızda olumlu örnek oluruz. Onlar da bu güzel duyguların kenarından ve köşelerinden faydalanırlar. İşte o zaman toplumun çoğunluğu, hoşgörülü olmak için bir çabanın içine girer. Bu da büyük kazancımız olduğunu hatırlatmak isterim.
Nerede olursan ol, devletine ve halkına yarar getirecek faydalı olaylarda birlikte hareket etmek, evlatlarımızın kazancı olur.
Kötülükten ve nefretten kazanç olsaydı, merhametsiz insanların heykeli dikilirdi. (Firavun, Nemrut, Yezidi ve diğer zalimlerin.) Ama onlar toprak oldu gittiler. Bir yerde toprak bile onları kabul etmedi.
Onun için dinimiz gereği insanlara hoşgörü ile yaklaşmak, başta biz ve çocuklarımız, bunun faydasını görür. Onun için şunu belirtmek istiyorum:
“ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE.”
Yani kin, nefret ve kıskançlık bizim amansız zehirimizdir. Bu zehiri kendi vatandaşlarına enjekte etmenin büyük vebalini taşımak hepimize yazık olur.
Gelin tüm nefretleri içimizden atalım. Birlik ve beraberlik içinde hoşgörü ile hareket edelim. Yoksa sen pişman, ben pişman; bu da topluma ve çocuklarımıza büyük huzursuzluk getirir. O zaman da maalesef büyük kötülük yapmış oluruz.
Atalarımızın dediği gibi:
“İKİ DÜŞÜN, BİR KONUŞ.”
Çünkü Rabbim iki kulak, bir ağız vermiş. Kıymetini bilelim. Yaşam acımasız, bir de buna birbirimize zulüm ettiğimizde bu hayatın kahrı çekilmez olur.
İyiye, doğruya, haydi el ele verelim. Birlikte yaşamın yüceliğine varalım. Gerisi inanın boştur.
Dikkatinize:
“DÜNYA ÇOK ACI ÇEKİYOR; KÖTÜ İNSANLARIN ŞİDDETİNDEN DEĞİL, İYİ İNSANLARIN SESSİZLİĞİNDEN.”
Artık takdir etmek bize kalmış.
Gelin mutlu haftayı birlikte kutlayalım: Müslümanların Peygamberi, Hazreti Muhammed’in doğumunun haftasını büyük mutluluk ve dualarla kutlarım.
İşte bu mübarek Kandil haftasının ailemize, şehrimize, ülkemize sağlık, bereket, birlik ve kardeşliğin gelmesine vesile olmasını Yüce Rabbimden dilerim.
Bu duygularla tüm vatandaşlarımın bu mübarek haftasını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
İKİ ELİN SESİ VAR!
Bu düşüncelerle, birlikte hareket etmenin ve huzurlu yaşamanın getirilerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Beni burada hoş görün, kimseye yol yordam gösterme gibi bir düşüncenin içinde değilim. Buradaki birinci amacım acı ve tatlıyı birlikte yaşamaktır.
Ne oldu bize demeyelim: Evet, devir ve zaman hızlandı. Geçim sıkıntısı gittikçe zorlaşıyor. Dijital zamanın, dünyanın en ücra köşesinde olan olumsuz ve olumlu olayları görüyoruz. Bunu ben de kabul ediyorum. Yani insanlarda bir değişim olduğunu hoşgörü ile karşılayalım.
O zaman evlatlarımızın yaptıklarını hep eleştirmeyin. Onlara doğruyu ve dürüstlüğü biz göstermeliyiz. Çünkü çocuklar bizim, torunlar bizim; onlar bizim kanımızı ve canımızı taşıyor. Biz, atalarının genetiğini taşıdıklarını unutmayalım. Onları yetiştiren ve hayata hazırlayan yine biz büyükleriz.
Biz atalar hoşgörüyü taşıdığımızda olumlu örnek oluruz. Onlar da bu güzel duyguların kenarından ve köşelerinden faydalanırlar. İşte o zaman toplumun çoğunluğu, hoşgörülü olmak için bir çabanın içine girer. Bu da büyük kazancımız olduğunu hatırlatmak isterim.
Nerede olursan ol, devletine ve halkına yarar getirecek faydalı olaylarda birlikte hareket etmek, evlatlarımızın kazancı olur.
Kötülükten ve nefretten kazanç olsaydı, merhametsiz insanların heykeli dikilirdi. (Firavun, Nemrut, Yezidi ve diğer zalimlerin.) Ama onlar toprak oldu gittiler. Bir yerde toprak bile onları kabul etmedi.
Onun için dinimiz gereği insanlara hoşgörü ile yaklaşmak, başta biz ve çocuklarımız, bunun faydasını görür. Onun için şunu belirtmek istiyorum:
“ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE.”
Yani kin, nefret ve kıskançlık bizim amansız zehirimizdir. Bu zehiri kendi vatandaşlarına enjekte etmenin büyük vebalini taşımak hepimize yazık olur.
Gelin tüm nefretleri içimizden atalım. Birlik ve beraberlik içinde hoşgörü ile hareket edelim. Yoksa sen pişman, ben pişman; bu da topluma ve çocuklarımıza büyük huzursuzluk getirir. O zaman da maalesef büyük kötülük yapmış oluruz.
Atalarımızın dediği gibi:
“İKİ DÜŞÜN, BİR KONUŞ.”
Çünkü Rabbim iki kulak, bir ağız vermiş. Kıymetini bilelim. Yaşam acımasız, bir de buna birbirimize zulüm ettiğimizde bu hayatın kahrı çekilmez olur.
İyiye, doğruya, haydi el ele verelim. Birlikte yaşamın yüceliğine varalım. Gerisi inanın boştur.
Dikkatinize:
“DÜNYA ÇOK ACI ÇEKİYOR; KÖTÜ İNSANLARIN ŞİDDETİNDEN DEĞİL, İYİ İNSANLARIN SESSİZLİĞİNDEN.”
Artık takdir etmek bize kalmış.
Gelin mutlu haftayı birlikte kutlayalım: Müslümanların Peygamberi, Hazreti Muhammed’in doğumunun haftasını büyük mutluluk ve dualarla kutlarım.
İşte bu mübarek Kandil haftasının ailemize, şehrimize, ülkemize sağlık, bereket, birlik ve kardeşliğin gelmesine vesile olmasını Yüce Rabbimden dilerim.
Bu duygularla tüm vatandaşlarımın bu mübarek haftasını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.