Bana göre bu üç kelimenin anlamı, medeniyet ile insanlığa giden yolun başlangıcıdır. Şunu hep dile getirmek istiyorum: Çevremizde oluşan tüm olumsuzluklardan toplum olarak hepimizin sorumluluğu olduğunu hatırlatmak, vatandaşlık görevimizdir.
Yanımızda, etrafımızda olan yanlışları düzeltmeyi bir görev olarak kabul edelim. Ama kişi ve toplumu uyarmak, bir hassasiyet meselesidir. Ancak bunları yaparken karşıdakini kırmadan, dostça ve şefkatle davranıldığında bunun bir anlamı olur. Yoksa yaptığımız, huzursuzluk oluşturmaktan öteye gidemez.
İşte bu nedenlerle toplumun huzuru ve refahı için birbirimizi kırmadan, dökmeden yanlışları düzeltmekte vatandaş olarak hepimiz fayda görürüz. Olan yanlışlardan toplum olarak sorumlu olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isterim.
Gelelim “ATMA” sözüne: Televizyonlarda gördüğümüz “atma” kelimesinin bizler ve özellikle çocuklar için büyük anlam taşıdığını üzülerek ifade etmek istiyorum. Temizliği ve düzeni hep başkalarından, belediye görevlilerinden beklemek bana göre büyük bir sorumsuzluktur. İyiden de kötüden de vatandaş olarak tümüyle sorumlu olduğumuzu kabul edelim.
Hani ağzımızdan Müslüman olarak düşürmediğimiz anlamlı bir nasihat vardır: “TEMİZLİK İMANDANDIR.”
Onun için şu hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bilhassa parklarda iki-üç metrede bir çöp kovaları olmasına rağmen şişelerin gelişi güzel yerlere atılması ayrı bir haksızlık sebebidir. Bu çirkin davranışın yanında, içilen sigara izmaritlerinin yerlere atılması da ayrı bir sorumsuzluktur.
Bizlere şu terbiye verildi: HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR, AMA KİMSEYE ZARAR VERMEDEN.
Eski bir sigara tiryakisi olarak bu yapılanlara adeta feryat ediyorum. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği; ağızlarında sigarayla, çocuk ve hasta demeden, dumanı çekinmeden etrafa üfürdüklerini üzülerek görüyoruz.
Temizlik işçileri ile park ve bahçelerde görev yapanlar hepimizin yakınlarıdır. Merhameti olmayanın insanlığından şüphe edilir.
Bir de Büyükşehir Belediyesine bir tespitimi hatırlatmak istiyorum. Otobüs duraklarını denetleyin; çünkü burada da sigara içenleri gördüm. Vatandaş uyarınca kabalaşanlar olabiliyor ve oradaki insanların huzuru kaçıyor. Onun için resmi görevlilerin uyarması daha olumlu olacaktır.
Bulma; yaptıklarınızın iyi ya da kötü karşılığı muhakkak karşınıza çıkar.
Onun için burada “etme, atma, bulma” düşüncemi sizlerle paylaştım. Bu dünyadan Hz. Musa da geçti, Firavun da geçti. Burada iyiliği ve kötülüğü hatırlatmak istedim. İyinin ve güzelin peşinden gitmek bizim birinci düşüncemiz olmalıdır.
Yaptıklarımızın yalnız insanlara değil, tüm canlılara da zarar verdiğini asla unutmayalım. Yüce Rabbimiz nehirleri ve denizleri tertemiz bir şekilde hizmetimize vermiştir. Ama biz kullar ne yazık ki bu nimetleri kirleterek hem nankörlük yapıyor hem de tüm canlılara zarar verdiğimizi göz ardı ediyoruz.
Denis Waitley şöyle diyor: “ALACAĞINIZ SONUÇLAR, UYGULADIĞINIZ ÇABA İLE DOĞRUDAN ORANTILI OLACAKTIR.”
Son olarak, yaşadığımız Gaziantep'in modern, temiz ve yaşanabilir bir şehir olması için hepimize görev düşmektedir.
İşte bu duygularla tüm vatandaşlara sağlıklı günler dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
ETME, ATMA, BULMA!
ETME, ATMA, BULMA!
Bana göre bu üç kelimenin anlamı, medeniyet ile insanlığa giden yolun başlangıcıdır. Şunu hep dile getirmek istiyorum: Çevremizde oluşan tüm olumsuzluklardan toplum olarak hepimizin sorumluluğu olduğunu hatırlatmak, vatandaşlık görevimizdir.
Yanımızda, etrafımızda olan yanlışları düzeltmeyi bir görev olarak kabul edelim. Ama kişi ve toplumu uyarmak, bir hassasiyet meselesidir. Ancak bunları yaparken karşıdakini kırmadan, dostça ve şefkatle davranıldığında bunun bir anlamı olur. Yoksa yaptığımız, huzursuzluk oluşturmaktan öteye gidemez.
İşte bu nedenlerle toplumun huzuru ve refahı için birbirimizi kırmadan, dökmeden yanlışları düzeltmekte vatandaş olarak hepimiz fayda görürüz. Olan yanlışlardan toplum olarak sorumlu olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isterim.
Gelelim “ATMA” sözüne: Televizyonlarda gördüğümüz “atma” kelimesinin bizler ve özellikle çocuklar için büyük anlam taşıdığını üzülerek ifade etmek istiyorum. Temizliği ve düzeni hep başkalarından, belediye görevlilerinden beklemek bana göre büyük bir sorumsuzluktur. İyiden de kötüden de vatandaş olarak tümüyle sorumlu olduğumuzu kabul edelim.
Hani ağzımızdan Müslüman olarak düşürmediğimiz anlamlı bir nasihat vardır: “TEMİZLİK İMANDANDIR.”
Onun için şu hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bilhassa parklarda iki-üç metrede bir çöp kovaları olmasına rağmen şişelerin gelişi güzel yerlere atılması ayrı bir haksızlık sebebidir. Bu çirkin davranışın yanında, içilen sigara izmaritlerinin yerlere atılması da ayrı bir sorumsuzluktur.
Bizlere şu terbiye verildi: HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR, AMA KİMSEYE ZARAR VERMEDEN.
Eski bir sigara tiryakisi olarak bu yapılanlara adeta feryat ediyorum. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği; ağızlarında sigarayla, çocuk ve hasta demeden, dumanı çekinmeden etrafa üfürdüklerini üzülerek görüyoruz.
Temizlik işçileri ile park ve bahçelerde görev yapanlar hepimizin yakınlarıdır. Merhameti olmayanın insanlığından şüphe edilir.
Bir de Büyükşehir Belediyesine bir tespitimi hatırlatmak istiyorum. Otobüs duraklarını denetleyin; çünkü burada da sigara içenleri gördüm. Vatandaş uyarınca kabalaşanlar olabiliyor ve oradaki insanların huzuru kaçıyor. Onun için resmi görevlilerin uyarması daha olumlu olacaktır.
Bulma; yaptıklarınızın iyi ya da kötü karşılığı muhakkak karşınıza çıkar.
Onun için burada “etme, atma, bulma” düşüncemi sizlerle paylaştım. Bu dünyadan Hz. Musa da geçti, Firavun da geçti. Burada iyiliği ve kötülüğü hatırlatmak istedim. İyinin ve güzelin peşinden gitmek bizim birinci düşüncemiz olmalıdır.
Yaptıklarımızın yalnız insanlara değil, tüm canlılara da zarar verdiğini asla unutmayalım. Yüce Rabbimiz nehirleri ve denizleri tertemiz bir şekilde hizmetimize vermiştir. Ama biz kullar ne yazık ki bu nimetleri kirleterek hem nankörlük yapıyor hem de tüm canlılara zarar verdiğimizi göz ardı ediyoruz.
Denis Waitley şöyle diyor: “ALACAĞINIZ SONUÇLAR, UYGULADIĞINIZ ÇABA İLE DOĞRUDAN ORANTILI OLACAKTIR.”
Son olarak, yaşadığımız Gaziantep'in modern, temiz ve yaşanabilir bir şehir olması için hepimize görev düşmektedir.
İşte bu duygularla tüm vatandaşlara sağlıklı günler dilerim.