Evet, hayat her zaman bayram değildir. Aklı selim tüm insanların çoğunluğu bunu baştan kabul ediyor. Fakat azıcık Allah korkusu ve vicdanı olanların bu vahşetleri kabul edeceğini ben zannetmiyorum. Neredeyse dünya devletlerinin çoğunluğu güçlüden yana tavır alıyor. Gel de bu vahşetler karşısında feryat etme!
İnsanlığın ve merhametin bence dini, imanı ve devleti yoktur. Ben burada kimseyi suçlamak niyetinde değilim. Bu, hiçbirimizin haddi ve hakkı değil. Onun için; yok bu devlet, yok bu ırk diyerek savaş tamtamlarını çalan herkese sesleniyorum: Senin de çocuğun, senin de anne ve baban var. Gözlerinin önüne bir getir; insanlık için ve Mevla’m için getir. Her gün üzerlerine bomba yağdığını düşün. Buna hiçbirimizin gönlü razı olmaz; bu, bir insan olarak kabul edilemez.
Yani insan olarak iyiyi ve kötüyü yaptığımızda “EMPATİ” yapalım. Bunlar bizim başımıza geldiğinde ne kadar acı çekeceğimizi, nasıl feryat edeceğimizi hep hesaplayalım.
Ben burada TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’ni savaştan uzak tuttuğu için başta Cumhurbaşkanımız Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN’a ve çalışma ekibine binlerce teşekkür ve şükranlarımı sunarım. İşte devlet adamlığı böyle zor günlerde, çözümü güç problemlerin üstesinden gelindiğinde ortaya çıkar. Tüm temennimiz, bu kara bulutların bir an önce dağılmasıdır.
Bu kötü günlerin yanında bizler de ekonomik zorluklar ve pahalılık altında eziliyoruz. Ancak atalarımızın bize bıraktığı en büyük miras sabırdır. Ve “beterin beteri vardır” sözünü asla unutmayalım.
Burada tüm siyasi partilere de acizane şunu hatırlatmak istiyorum: Aman, şimdi makam ve koltuk zamanı değil; birlik ve beraberlik zamanıdır. En azından bu savaş sona erinceye kadar bu, bütün vatandaşların yararınadır. Aman, vatandaşı basamak olarak görmeyin. “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” diye bir şey yoktur; yılanlığını hem sana hem bana yapar.
Son olarak, MERAK ETMEYİN; BUNLAR DA GEÇER.
Şadi Şirazi’nin güzel bir sözüyle bitirelim: “ÇOCUKLARINIZI KUZU GİBİ BÜYÜTMEYİN Kİ İLERİDE KOYUN GİBİ GÜDÜLMESİNLER.”
Bu duygularla, bu savaşın sona ermesi dileğiyle; iyi, sağlıklı ve bereketli günler dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
BUNLAR DA GEÇER!
Evet, hayat her zaman bayram değildir. Aklı selim tüm insanların çoğunluğu bunu baştan kabul ediyor. Fakat azıcık Allah korkusu ve vicdanı olanların bu vahşetleri kabul edeceğini ben zannetmiyorum. Neredeyse dünya devletlerinin çoğunluğu güçlüden yana tavır alıyor. Gel de bu vahşetler karşısında feryat etme!
İnsanlığın ve merhametin bence dini, imanı ve devleti yoktur. Ben burada kimseyi suçlamak niyetinde değilim. Bu, hiçbirimizin haddi ve hakkı değil. Onun için; yok bu devlet, yok bu ırk diyerek savaş tamtamlarını çalan herkese sesleniyorum: Senin de çocuğun, senin de anne ve baban var. Gözlerinin önüne bir getir; insanlık için ve Mevla’m için getir. Her gün üzerlerine bomba yağdığını düşün. Buna hiçbirimizin gönlü razı olmaz; bu, bir insan olarak kabul edilemez.
Yani insan olarak iyiyi ve kötüyü yaptığımızda “EMPATİ” yapalım. Bunlar bizim başımıza geldiğinde ne kadar acı çekeceğimizi, nasıl feryat edeceğimizi hep hesaplayalım.
Ben burada TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’ni savaştan uzak tuttuğu için başta Cumhurbaşkanımız Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN’a ve çalışma ekibine binlerce teşekkür ve şükranlarımı sunarım. İşte devlet adamlığı böyle zor günlerde, çözümü güç problemlerin üstesinden gelindiğinde ortaya çıkar. Tüm temennimiz, bu kara bulutların bir an önce dağılmasıdır.
Bu kötü günlerin yanında bizler de ekonomik zorluklar ve pahalılık altında eziliyoruz. Ancak atalarımızın bize bıraktığı en büyük miras sabırdır. Ve “beterin beteri vardır” sözünü asla unutmayalım.
Burada tüm siyasi partilere de acizane şunu hatırlatmak istiyorum: Aman, şimdi makam ve koltuk zamanı değil; birlik ve beraberlik zamanıdır. En azından bu savaş sona erinceye kadar bu, bütün vatandaşların yararınadır. Aman, vatandaşı basamak olarak görmeyin. “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” diye bir şey yoktur; yılanlığını hem sana hem bana yapar.
Son olarak, MERAK ETMEYİN; BUNLAR DA GEÇER.
Şadi Şirazi’nin güzel bir sözüyle bitirelim:
“ÇOCUKLARINIZI KUZU GİBİ BÜYÜTMEYİN Kİ İLERİDE KOYUN GİBİ GÜDÜLMESİNLER.”
Bu duygularla, bu savaşın sona ermesi dileğiyle; iyi, sağlıklı ve bereketli günler dilerim.