BEŞİKTEN MEZARA KADAR İLİM!

Yazının Giriş Tarihi: 12.03.2026 13:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 13:49

Bu mübarek Ramazan arifesinde, sizlerle mutlu sonları paylaşmak istiyorum. Dünyayı cehenneme çeviren kişi ve toplumları aklınızdan silin. Onların vahşetini ve vicdansızlığını, yüce Rabbim elbette bu dünyada da ahirette de cezalarını fazlasıyla verecektir; kimsenin şüphesi olmasın. Bu acıları bir kenara bırakalım, bu yazımda ilmin faydalarını sizlerle paylaşmak istiyorum. İnşallah bu isteğimi yerine getirebilirim.

Ben de dahil birçok kişi, belirli yaşlarda “Bu yaştan sonra okumak sanki fuzuli” der. Halbuki yaşam, hangi yaşta olursak olalım, öğrenmek için yeterlidir. Yeter ki öğrenmeye karar verelim. İnanın, ilim ve irfan kendiliğinden gelir. Ben bilgisayarı elli yaşından sonra çözmeyi öğrendim. Çok profesyonel olmasa da bir şeyler yazıyor ve okuyorum. Mezara kadar ilim ve bilim devam etsin diye de hatırlatmak istiyorum.

Okulların yanında, “Hayat Okulunu bitirdim” diyenlerin bilgi ve tecrübelerinden de yararlanmasını bilin.

Bu dijital ortamda bilgi fırtınası hızla esiyor; bu ortamda yararlı bilgi sahibi olmak emek ve çaba ister. Ona göre, ömrümüzü boşuna harcamayalım. İyi örnek olmak zorundayız.

Buradan başka bir dala geçmek istiyorum. Bu mübarek Ramazan Bayramı öncesinde, alışverişte azami dikkat etmeliyiz. Çoluk çocuğumuza bir şeyler alırken asla abartmayalım. Çünkü her şeyde ölçü olduğu gibi bunda da bir ölçümüz olmalı.

Esasen burada dini ve hayati önem taşıyan bir konuyu hatırlamada yarar görüyorum: Ekonomik imkansızlıklar içinde yaşayan ailelerin ve çocuklarının gözlerine sokmak, bana göre en büyük günahtır. Evet, başka günlerde göze çarpmaz; ama bayram giysileri tüm çocukların dikkatini çeker. Onların ahı bin ahtan daha tehlikelidir, çünkü onlar günahsız birer melektir.

Şunu hatırlamadan geçemeyeceğim: Avrupa ülkelerine giden dostların belirttiğine göre, bu ülkelerde AVM’ler yok. Ama bizler, bu merkezlerde gezmeyi adet haline getirmişiz. Halbuki AVM’ler bizi alışveriş delisi yapıyor. Bilhassa kartla alındığında, yerde bulmuş gibi hücum ediyoruz. Kıyamet kopmuyor; tükettikçe almak hem keseye zarar veriyor, hem de sahici huzuru azaltıyor.

Şunu belirtmek istiyorum: Hayatın huzur ve güveninin yüzde 70-80’i bize bağlıdır. Yaptıklarımızın mükafatını ve cezasını yine biz alırız; diğerini ise kader ve kısmete bırakalım.

Bu tasarruf tedbirlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

ÇOCUKLARA TASARRUFU ÖĞRETELİM

“Tasarruf alışkanlığını çocuk yaşta kazandırmak, geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirmek adına anlatılacak en değerli adımlardan biridir.”

Bu duygularla önce ilim, sonra tasarruf diyelim. Tüm insanlığın merhameti dileğiyle iyi günler dilerim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.