Bu başlığı tamamen samimi ve içten duygularla yazmak istedim. Hep bir konuyu ve başarıyı haddinden fazla abartmanın sonucu, başarısızlık olduğunda büyük hayal kırıklığı ve üzüntü de gelir.
İşte, abartmanın ağır faturasını ödememek için her konuda dengeli olmak hepimizin yararına olacağını hatırlatmak istiyorum.
Başarı ve başarısızlık biz insanlara mahsustur. Onun için, her iki konuda da mantıklı ve vicdani davranmak insani davranışlardır. Bu oluşumlar hiçbir zaman biri diğerinden üstün olmamalı. İki konuda objektif olmak ve akıl yürütmek, toplum içinde ayrı bir adalet sağlar. İşte başarısızlığı unutmak için, daha çok çalışmaya devam edelim. Emek ve sabrın başarı getirdiği örneklerle sabittir.
Gelelim milli takıma… Dünya Kupası maçlarında üst üste yenilmesi hepimizin hayal kırıklığına sebep oldu. Çünkü toplum olarak olayı haddinden fazla büyüttük. Ancak bu konuda insanlarımızı vicdana davet etmek istiyorum. İnsaf be… Bence başta futbolcular, teknik heyet ve futbol federasyonu büyük çaba sarf ettiler, ama ne yazık ki olmayınca olmuyor. İşin esas üzüntüsü, topu karpuz zannedenlerin de bu konuda fikir yürütmeleri ve ahkâm kesmeleri ayrı bir üzüntü sebebidir. Spor konusunda bilgi ve tecrübelilerin fikir yürütmeleri, başarının yollarını da göstermiş olurlar. Bu spor konusunda bilgi ve tecrübesine inandığım ve otuz yıl bu spora emek veren TEK Spor Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Teke’nin görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sn. TEKE: “Bana göre bizim çocukları balon gibi çok şişirdik. Konsantrasyonlarının bozulduğunu düşünüyorum. Yani maçlara yeteri kadar motive olamadılar. Bir de hoca birkaç futbolcudan çok şey bekledi, onlarda gününde olmayınca bizim yenilgi kaçınılmaz oldu.” Tespitlerine ben de katılıyorum. Örneğin, balonu fazla şişirirseniz patlaması çok çabuk olur; hava vermezseniz sönük kalır. Onun için denge her konuda şart olduğunu hatırlatırım. Bir de bencil olmayalım. Derdimiz derdiniz olmalı, üzüntü de bizim, sevinç de… İkisini paylaştığımızda adalet de yerini bulur. O zaman kapımıza bereket ve mutluluk gelir. Ama gözden kaçmasın, Dünya Kupası’na katılmamızı o kadro sağladı.
Son olarak şunu belirtmek isterim: Her konuda ölçü ve denge birinci kabulünüz olmalı. Yoksa her “canım” dediğinde karşı, “canın çıksın” diye anlaşılır. O da seni de etrafını da fazlasıyla üzer.
Aman ölçü, aman ölçülü davranalım diye hatırlatırım. Tüm vatandaşlarımıza sağlık, mutluluk ve bereketli günler dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜSLÜM KILINÇ
ABARTMANIN FATURASI AĞIR OLUR!
Bu başlığı tamamen samimi ve içten duygularla yazmak istedim. Hep bir konuyu ve başarıyı haddinden fazla abartmanın sonucu, başarısızlık olduğunda büyük hayal kırıklığı ve üzüntü de gelir.
İşte, abartmanın ağır faturasını ödememek için her konuda dengeli olmak hepimizin yararına olacağını hatırlatmak istiyorum.
Başarı ve başarısızlık biz insanlara mahsustur. Onun için, her iki konuda da mantıklı ve vicdani davranmak insani davranışlardır. Bu oluşumlar hiçbir zaman biri diğerinden üstün olmamalı. İki konuda objektif olmak ve akıl yürütmek, toplum içinde ayrı bir adalet sağlar. İşte başarısızlığı unutmak için, daha çok çalışmaya devam edelim. Emek ve sabrın başarı getirdiği örneklerle sabittir.
Gelelim milli takıma… Dünya Kupası maçlarında üst üste yenilmesi hepimizin hayal kırıklığına sebep oldu. Çünkü toplum olarak olayı haddinden fazla büyüttük. Ancak bu konuda insanlarımızı vicdana davet etmek istiyorum. İnsaf be… Bence başta futbolcular, teknik heyet ve futbol federasyonu büyük çaba sarf ettiler, ama ne yazık ki olmayınca olmuyor. İşin esas üzüntüsü, topu karpuz zannedenlerin de bu konuda fikir yürütmeleri ve ahkâm kesmeleri ayrı bir üzüntü sebebidir. Spor konusunda bilgi ve tecrübelilerin fikir yürütmeleri, başarının yollarını da göstermiş olurlar. Bu spor konusunda bilgi ve tecrübesine inandığım ve otuz yıl bu spora emek veren TEK Spor Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Teke’nin görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sn. TEKE: “Bana göre bizim çocukları balon gibi çok şişirdik. Konsantrasyonlarının bozulduğunu düşünüyorum. Yani maçlara yeteri kadar motive olamadılar. Bir de hoca birkaç futbolcudan çok şey bekledi, onlarda gününde olmayınca bizim yenilgi kaçınılmaz oldu.” Tespitlerine ben de katılıyorum. Örneğin, balonu fazla şişirirseniz patlaması çok çabuk olur; hava vermezseniz sönük kalır. Onun için denge her konuda şart olduğunu hatırlatırım. Bir de bencil olmayalım. Derdimiz derdiniz olmalı, üzüntü de bizim, sevinç de… İkisini paylaştığımızda adalet de yerini bulur. O zaman kapımıza bereket ve mutluluk gelir. Ama gözden kaçmasın, Dünya Kupası’na katılmamızı o kadro sağladı.
Forster’in sözleriyle bitirelim: “YAŞAMIN GAYESİ HOŞA GİTMEYEN ŞEYLERDEN KAÇMAK DEĞİL, HOŞA GİTMEYEN ŞEYLERİ YENMEKTİR.”
Son olarak şunu belirtmek isterim: Her konuda ölçü ve denge birinci kabulünüz olmalı. Yoksa her “canım” dediğinde karşı, “canın çıksın” diye anlaşılır. O da seni de etrafını da fazlasıyla üzer.
Aman ölçü, aman ölçülü davranalım diye hatırlatırım. Tüm vatandaşlarımıza sağlık, mutluluk ve bereketli günler dilerim.