Ülkemiz ekonomisi o kadar tartışılır duruma geldi ki artık gençlerimiz evlenmeye bile korkar vaziyette. Okul bitirmelerine rağmen iş bulamayan gençlerimiz artık Allaha emanet.
Hani bir laf vardır, kadın tuz isterse erkek vız eder, diye. İşte tam d günleri yaşıyoruz bu güzelim ülkemizde.
Özellikle artık TÜİK’in bile enflasyonla ilgili gerçek rakam vermeye başladığı bu günlerde, bilmem pazara gidipte filesini dolduran var mı? İsteği doğrultusunda alışveriş yapan var mı? İstediği meyveyi yiyebilen var mı?
Mesela dün Hıdırellez idi. Eski yılları bir hatırlayın hele. Hıdırellez günü, yani baharın müjdelendiği gün kavaklık mesire yerinde oturacak yer bulunabilir mi idi? Dülük baba ormanındaki Antep tabiriyle, sahtecilerin keyifli saatlerini bir hatırlayın hele.
Kirada oturanların durumu ise bir facia sanki. Aldıkları maaş kiraya yetmeyince, ikinci iş arayanların sayısı her halde katlanarak devam ediyor.
Artık Milli günlerimizin dışında, eğlence günlerimizde bile seyirci kalmaktan öteye geçemiyoruz. İstediğimiz bir telefon almak bile hayal oldu artık. Zira dışardan 54 bin TL. ye alınan bir telefona vergiler eklenerek 120 hatta 130 bin TL. fiyatla satılabiliyor.
Kısacası artık emekli, asgari ücretli ve işçi bilemiyorum ama, her halde yaşam mücadelesinden hep yenik düşer hale gelmiştir. Gençlerimizin ise evlenme hayalleri de suya düşmüştür…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
METİN AYBEY
EVLENEMİYORLAR
Ülkemiz ekonomisi o kadar tartışılır duruma geldi ki artık gençlerimiz evlenmeye bile korkar vaziyette. Okul bitirmelerine rağmen iş bulamayan gençlerimiz artık Allaha emanet.
Hani bir laf vardır, kadın tuz isterse erkek vız eder, diye. İşte tam d günleri yaşıyoruz bu güzelim ülkemizde.
Özellikle artık TÜİK’in bile enflasyonla ilgili gerçek rakam vermeye başladığı bu günlerde, bilmem pazara gidipte filesini dolduran var mı? İsteği doğrultusunda alışveriş yapan var mı? İstediği meyveyi yiyebilen var mı?
Mesela dün Hıdırellez idi. Eski yılları bir hatırlayın hele. Hıdırellez günü, yani baharın müjdelendiği gün kavaklık mesire yerinde oturacak yer bulunabilir mi idi? Dülük baba ormanındaki Antep tabiriyle, sahtecilerin keyifli saatlerini bir hatırlayın hele.
Kirada oturanların durumu ise bir facia sanki. Aldıkları maaş kiraya yetmeyince, ikinci iş arayanların sayısı her halde katlanarak devam ediyor.
Artık Milli günlerimizin dışında, eğlence günlerimizde bile seyirci kalmaktan öteye geçemiyoruz. İstediğimiz bir telefon almak bile hayal oldu artık. Zira dışardan 54 bin TL. ye alınan bir telefona vergiler eklenerek 120 hatta 130 bin TL. fiyatla satılabiliyor.
Kısacası artık emekli, asgari ücretli ve işçi bilemiyorum ama, her halde yaşam mücadelesinden hep yenik düşer hale gelmiştir. Gençlerimizin ise evlenme hayalleri de suya düşmüştür…