Köyün birinde, hayatı boyunca kötü işler yaptığı düşünülen ve köylünün sevmediği bir adam yaşarmış. Bir kış günü bu adam vefat etmiş. Köylüler onun cenazesine bile yaklaşmak istememişler. Adamın eşi, çaresizlik içinde eşinin naaşını bir çuvala koyup sırtına almış ve karlı bir havada dağa doğru yola çıkmış.
Bir süre sonra bir kulübeye rastlamış. Kulübede yaşayan çoban, kadını görünce ona süt ikram etmiş ve neden bu halde olduğunu sormuş. Kadın da gözyaşları içinde:
“Eşim öldü. Köyde kimse ona yaklaşmadı. Cenazesini kaldıracak kimse bulamadım.” demiş.
Çoban şaşırmış ve sormuş:
“Köyde imam da mı yok?”
Kadın:
“Var ama o da ilgilenmedi.” diye cevap vermiş.
Bunun üzerine kadın, çobandan eşini defnetmesine yardım etmesini istemiş. Çoban:
“Ben dua bilmiyorum.” demiş.
Kadın ise:
“Sen yeter ki yardım et.” diye karşılık vermiş.
Birlikte adamı defnetmişler. Daha sonra kadın köyüne dönmüş.
Aradan birkaç gün geçmiş. Köyün imamı üst üste üç gece aynı rüyayı görmüş. Rüyasında, o adamın cennette olduğunu görüyormuş. İmam buna çok şaşırmış. Sonunda adamın eşini bulup sormuş:
“Cenazeyi ne yaptınız?”
Kadın da dağdaki çobanın yardımıyla defnedildiğini anlatmış.
Bunun üzerine imam, çobanın yanına gitmiş ve ona:
“Bu adamı gömerken ne yaptın?” diye sormuş.
Çoban şöyle cevap vermiş:
“Ben dua bilmiyordum. Sadece ellerimi açıp şöyle dedim:
‘Allah’ım, bugüne kadar kapıma gelen hiçbir misafiri boş çevirmedim. Şimdi sana bir misafir gönderiyorum. Sen de onu rahmetinden mahrum bırakma.’”
İşte anlatılan bu kıssa bize Allah’ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu hatırlatır. Elbette kimin cennete, kimin cehenneme gideceğini yalnız Allah bilir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki Allah Teâlâ affedicidir, merhamet sahibidir ve kullarının samimi tövbelerini kabul eder.
Önemli olan, hayatımız boyunca iyiliği çoğaltmak, merhameti elden bırakmamak ve Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemektir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Halil Şimşek
ALLAH AFFEDİCİDİR
Köyün birinde, hayatı boyunca kötü işler yaptığı düşünülen ve köylünün sevmediği bir adam yaşarmış. Bir kış günü bu adam vefat etmiş. Köylüler onun cenazesine bile yaklaşmak istememişler. Adamın eşi, çaresizlik içinde eşinin naaşını bir çuvala koyup sırtına almış ve karlı bir havada dağa doğru yola çıkmış.
Bir süre sonra bir kulübeye rastlamış. Kulübede yaşayan çoban, kadını görünce ona süt ikram etmiş ve neden bu halde olduğunu sormuş. Kadın da gözyaşları içinde:
“Eşim öldü. Köyde kimse ona yaklaşmadı. Cenazesini kaldıracak kimse bulamadım.” demiş.
Çoban şaşırmış ve sormuş:
“Köyde imam da mı yok?”
Kadın:
“Var ama o da ilgilenmedi.” diye cevap vermiş.
Bunun üzerine kadın, çobandan eşini defnetmesine yardım etmesini istemiş. Çoban:
“Ben dua bilmiyorum.” demiş.
Kadın ise:
“Sen yeter ki yardım et.” diye karşılık vermiş.
Birlikte adamı defnetmişler. Daha sonra kadın köyüne dönmüş.
Aradan birkaç gün geçmiş. Köyün imamı üst üste üç gece aynı rüyayı görmüş. Rüyasında, o adamın cennette olduğunu görüyormuş. İmam buna çok şaşırmış. Sonunda adamın eşini bulup sormuş:
“Cenazeyi ne yaptınız?”
Kadın da dağdaki çobanın yardımıyla defnedildiğini anlatmış.
Bunun üzerine imam, çobanın yanına gitmiş ve ona:
“Bu adamı gömerken ne yaptın?” diye sormuş.
Çoban şöyle cevap vermiş:
“Ben dua bilmiyordum. Sadece ellerimi açıp şöyle dedim:
‘Allah’ım, bugüne kadar kapıma gelen hiçbir misafiri boş çevirmedim. Şimdi sana bir misafir gönderiyorum. Sen de onu rahmetinden mahrum bırakma.’”
İşte anlatılan bu kıssa bize Allah’ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu hatırlatır. Elbette kimin cennete, kimin cehenneme gideceğini yalnız Allah bilir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki Allah Teâlâ affedicidir, merhamet sahibidir ve kullarının samimi tövbelerini kabul eder.
Önemli olan, hayatımız boyunca iyiliği çoğaltmak, merhameti elden bırakmamak ve Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemektir.