Berat Kandili, Şaban Ayı’nın 15. gecesi kutlanır sevgili kardeşlerim ve bütün insanlar için çok önemli bir muhteva taşır. Beraat; temize çıkmak anlamına gelen bir kelimedir. Dünyevî standartlarda bir mahkemede beraat eden kişi, suçsuz bulunan kişidir. İşte Allah’ın indinde de beraat eden insanlar ve beraat edemeyenler söz konusudur. Allahû Tealâ, en sevgili mahlûku olarak yarattığı insanı o kadar çok seviyor ki insanın beraatını (kurtuluşunu) bir kalbî dileğe bağlamış sevgili kardeşlerim. Kim ölmeden evvel ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilerse o, mutlak surette beraat eden, kurtuluşa ulaşan kişidir.Bir insanın kıyâmetten sonra gideceği sadece iki yer vardır. Birisi cennet, diğeri cehennemdir. Kimin sevapları günahlarından fazlaysa bu kişinin gideceği yer Allah’ın cennetidir. Bu kişi Allah’ın mahkemesinde beraat etmiştir, beraatnamesi eline teslim edilmiştir. Mu’minûn-102’ye göre sevapları günahlarından fazla olan kişi cennete gidecek olan kişidir. 23/MUMİNÛN-102: O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.Peki, bir insan sevaplarının günahlarını aştığı noktaya nasıl ulaşır, gelin Kur’ân-ı Kerim ışığında bu konuyu inceleyelim sevgili kardeşlerim. Kur’ân-ı Kerim’de 7 safha 4 teslimden oluşan, 28 basamaklık bir muhteşem dizayn söz konusudur. İşte Allah ile insan arasındaki bu yaklaşım basamaklarının ilki ve beraatimizin olmazsa olmaz şartı, kalben Allah’a ulaşmayı dilememizdir. Kim Allah’a ulaşmayı dilerse Rûm-31’e göre Allah o kişiyi takva sahibi kılar. Ve kişi takva sahibi olduğu için de gideceği yer mutlaka cennettir. Çünkü Allah, takva sahibi olanların günahlarını örteceğini müjdelemektedir.
30/RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. 50/KAF-31: Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.8/ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Allah’a ulaşmayı dileyerek mürşidine tâbî olan kişinin günahlarını, Allah bir de sevaba çevireceğini ifade etmektedir. 25/FURKÂN-70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir.
O halde görüyoruz ki Allah’a ulaşmayı dileyen kişinin sevapları günahlarından daima fazladır. Mürşide tâbiiyetle birlikte kişi Allah’tan her bir sevabına karşılık 1’e 100’den 1’e 700’e kadar artan dereceler alacağı için de hiçbir zaman bu kişinin günahlarının sevaplarını aşması mümkün değildir. Bir insan Allah’a ulaşmayı dilemedikçe amelleri boşa gider ve kurtuluşa ulaşması mümkün değildir. 18/KEHF-105: İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
O halde görüyoruz ki Allah’ın indinde her zaman iki grup insan söz konusudur.
Birinci grup: Allah’a ulaşmayı dilemeyen ve kendi zanlarına tâbî olan insanlardır. Onların amelleri boşa gider, bu sebeple onlar cehenneme gidecek olanlardır.
İkinci grup: Allah’a ulaşmayı dileyen, böylece Allahû Tealâ’nın ezelden beri tayin ettiği tek dîn olan Hanif dînine, Arapça adıyla İslâm dînine tâbî olan insanlardır.
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyen kişi beraatin ilk adımını atmış, 1. kat cennetin sahibi olmuştur. Mürşidine ulaşıp (Allah’ın gösterdiği mürşide ulaşıp) tâbî olan kişi ise 2. kat cennetin sahibidir. Beraat konusunda 2. adımı atmayı Allahû Tealâ ona nasip kılmıştır ve Allah onun ruhunu Kendisine ulaştırır. Bu ise kişiyi 3. kat cennetin sahibi kılar. 3. kat cennetin sahibi olmak, nefsin kalbinin %50’den fazlasının nurlarla dolmasını ifade eder. Kişi, zikrini arttırarak yoluna devam ederse Allah’ın farz kıldığı bütün teslimlerini adım adım gerçekleştirecektir.
İşte sevgili kardeşlerim, Beraat Kandili, Allah’tan beraatimizi isteyeceğimiz çok özel bir gecedir ve bir insanın en çok dua etmesi lâzım gelen bir geceyi ifade eder. Allah’a niyaz edilmesi gereken, Allah’tan mağfiret dilemeyi insanların usul ittihaz ettiği bir özellik taşır.
Hepinizin bu özel gecede Allah’a ulaşmayı kalben dileyerek, Allah’tan beraatini alanlardan olmanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Hepinizi çok ama çok seviyoruz.
DR. ABDULCABBAR BORAN
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DR. ABDULCABBAR BORAN
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYENLER, ALLAH’TAN BERAATİNİ ALANLARDIR.
Berat Kandili, Şaban Ayı’nın 15. gecesi kutlanır sevgili kardeşlerim ve bütün insanlar için çok önemli bir muhteva taşır. Beraat; temize çıkmak anlamına gelen bir kelimedir. Dünyevî standartlarda bir mahkemede beraat eden kişi, suçsuz bulunan kişidir. İşte Allah’ın indinde de beraat eden insanlar ve beraat edemeyenler söz konusudur. Allahû Tealâ, en sevgili mahlûku olarak yarattığı insanı o kadar çok seviyor ki insanın beraatını (kurtuluşunu) bir kalbî dileğe bağlamış sevgili kardeşlerim. Kim ölmeden evvel ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilerse o, mutlak surette beraat eden, kurtuluşa ulaşan kişidir.Bir insanın kıyâmetten sonra gideceği sadece iki yer vardır. Birisi cennet, diğeri cehennemdir. Kimin sevapları günahlarından fazlaysa bu kişinin gideceği yer Allah’ın cennetidir. Bu kişi Allah’ın mahkemesinde beraat etmiştir, beraatnamesi eline teslim edilmiştir. Mu’minûn-102’ye göre sevapları günahlarından fazla olan kişi cennete gidecek olan kişidir. 23/MUMİNÛN-102: O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.Peki, bir insan sevaplarının günahlarını aştığı noktaya nasıl ulaşır, gelin Kur’ân-ı Kerim ışığında bu konuyu inceleyelim sevgili kardeşlerim. Kur’ân-ı Kerim’de 7 safha 4 teslimden oluşan, 28 basamaklık bir muhteşem dizayn söz konusudur. İşte Allah ile insan arasındaki bu yaklaşım basamaklarının ilki ve beraatimizin olmazsa olmaz şartı, kalben Allah’a ulaşmayı dilememizdir. Kim Allah’a ulaşmayı dilerse Rûm-31’e göre Allah o kişiyi takva sahibi kılar. Ve kişi takva sahibi olduğu için de gideceği yer mutlaka cennettir. Çünkü Allah, takva sahibi olanların günahlarını örteceğini müjdelemektedir.
30/RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. 50/KAF-31: Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.8/ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Allah’a ulaşmayı dileyerek mürşidine tâbî olan kişinin günahlarını, Allah bir de sevaba çevireceğini ifade etmektedir. 25/FURKÂN-70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir.
O halde görüyoruz ki Allah’a ulaşmayı dileyen kişinin sevapları günahlarından daima fazladır. Mürşide tâbiiyetle birlikte kişi Allah’tan her bir sevabına karşılık 1’e 100’den 1’e 700’e kadar artan dereceler alacağı için de hiçbir zaman bu kişinin günahlarının sevaplarını aşması mümkün değildir. Bir insan Allah’a ulaşmayı dilemedikçe amelleri boşa gider ve kurtuluşa ulaşması mümkün değildir. 18/KEHF-105: İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
O halde görüyoruz ki Allah’ın indinde her zaman iki grup insan söz konusudur.
Birinci grup: Allah’a ulaşmayı dilemeyen ve kendi zanlarına tâbî olan insanlardır. Onların amelleri boşa gider, bu sebeple onlar cehenneme gidecek olanlardır.
İkinci grup: Allah’a ulaşmayı dileyen, böylece Allahû Tealâ’nın ezelden beri tayin ettiği tek dîn olan Hanif dînine, Arapça adıyla İslâm dînine tâbî olan insanlardır.
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyen kişi beraatin ilk adımını atmış, 1. kat cennetin sahibi olmuştur. Mürşidine ulaşıp (Allah’ın gösterdiği mürşide ulaşıp) tâbî olan kişi ise 2. kat cennetin sahibidir. Beraat konusunda 2. adımı atmayı Allahû Tealâ ona nasip kılmıştır ve Allah onun ruhunu Kendisine ulaştırır. Bu ise kişiyi 3. kat cennetin sahibi kılar. 3. kat cennetin sahibi olmak, nefsin kalbinin %50’den fazlasının nurlarla dolmasını ifade eder. Kişi, zikrini arttırarak yoluna devam ederse Allah’ın farz kıldığı bütün teslimlerini adım adım gerçekleştirecektir.
İşte sevgili kardeşlerim, Beraat Kandili, Allah’tan beraatimizi isteyeceğimiz çok özel bir gecedir ve bir insanın en çok dua etmesi lâzım gelen bir geceyi ifade eder. Allah’a niyaz edilmesi gereken, Allah’tan mağfiret dilemeyi insanların usul ittihaz ettiği bir özellik taşır.
Hepinizin bu özel gecede Allah’a ulaşmayı kalben dileyerek, Allah’tan beraatini alanlardan olmanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Hepinizi çok ama çok seviyoruz.
DR. ABDULCABBAR BORAN