Hayatımızın belki de en ağır yüklerinden biri, Elalem ne der? cümlesidir. Daha çocuk yaşta bu düşünceyle tanışıyor, büyüdükçe de onun gölgesinde yaşamayı öğreniyoruz. Giydiğimiz kıyafetten seçtiğimiz mesleğe, kurduğumuz hayallerden vereceğimiz kararlara kadar pek çok konuda kendi sesimizi değil, başkalarının sesini dinliyoruz. Oysa insanın ömrü, başkalarının beklentilerini karşılamak için harcanacak kadar uzun değildir. Elalem ne der? korkusuyla nice hayaller rafa kaldırılıyor, nice yetenekler köreliyor, nice insanlar istemedikleri hayatları yaşamak zorunda kalıyor. Kimi sevdiği mesleği bırakıyor, kimi mutlu olacağı bir evliliği erteleyip vazgeçiyor, kimi de sadece çevresi konuşmasın diye kendi benliğinden ödün veriyor.
Maddi ve manevi birçok sıkıntının temelinde de bu yanlış düşünce yatıyor. Çünkü sürekli başkalarını memnun etmeye çalışan insan, bir süre sonra kendisini unutuyor. Kendi isteklerini, hayallerini ve hedeflerini bir kenara bırakıyor; farkında olmadan başkalarının hayatını yaşamaya başlıyor.
Halbuki asıl sormamız gereken soru şudur: Allah ne der? İnsanların memnuniyetini kazanmak mümkün değildir. Bugün alkışlayanlar, yarın eleştirebilir. Ancak Allah'ın rızasını gözeterek yaşayan insan, vicdanen huzurlu olur. Elbette toplum içinde yaşamanın bazı sorumlulukları vardır. Fakat bu sorumluluklar, kendi kimliğimizi kaybetmemizi gerektirmez. Doğru bildiğimiz, meşru ve güzel olan bir yoldaysak; sırf insanlar konuşacak diye o yoldan dönmek, kendimize yapılacak en büyük haksızlıktır.
Hayat bizim hayatımızdır. Hayaller bizim hayallerimizdir. Kararlar da bizim kararlarımız olmalıdır. Elalemin ne diyeceğini düşünerek değil, vicdanımızı ve inancımızı rehber edinerek yaşadığımızda gerçek anlamda özgür olabiliriz.
Köşe yazarı
Ali Filiz
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ali Filiz
Elalem Ne Der?
Hayatımızın belki de en ağır yüklerinden biri, Elalem ne der? cümlesidir. Daha çocuk yaşta bu düşünceyle tanışıyor, büyüdükçe de onun gölgesinde yaşamayı öğreniyoruz. Giydiğimiz kıyafetten seçtiğimiz mesleğe, kurduğumuz hayallerden vereceğimiz kararlara kadar pek çok konuda kendi sesimizi değil, başkalarının sesini dinliyoruz. Oysa insanın ömrü, başkalarının beklentilerini karşılamak için harcanacak kadar uzun değildir. Elalem ne der? korkusuyla nice hayaller rafa kaldırılıyor, nice yetenekler köreliyor, nice insanlar istemedikleri hayatları yaşamak zorunda kalıyor. Kimi sevdiği mesleği bırakıyor, kimi mutlu olacağı bir evliliği erteleyip vazgeçiyor, kimi de sadece çevresi konuşmasın diye kendi benliğinden ödün veriyor.
Maddi ve manevi birçok sıkıntının temelinde de bu yanlış düşünce yatıyor. Çünkü sürekli başkalarını memnun etmeye çalışan insan, bir süre sonra kendisini unutuyor. Kendi isteklerini, hayallerini ve hedeflerini bir kenara bırakıyor; farkında olmadan başkalarının hayatını yaşamaya başlıyor.
Halbuki asıl sormamız gereken soru şudur: Allah ne der? İnsanların memnuniyetini kazanmak mümkün değildir. Bugün alkışlayanlar, yarın eleştirebilir. Ancak Allah'ın rızasını gözeterek yaşayan insan, vicdanen huzurlu olur. Elbette toplum içinde yaşamanın bazı sorumlulukları vardır. Fakat bu sorumluluklar, kendi kimliğimizi kaybetmemizi gerektirmez. Doğru bildiğimiz, meşru ve güzel olan bir yoldaysak; sırf insanlar konuşacak diye o yoldan dönmek, kendimize yapılacak en büyük haksızlıktır.
Hayat bizim hayatımızdır. Hayaller bizim hayallerimizdir. Kararlar da bizim kararlarımız olmalıdır. Elalemin ne diyeceğini düşünerek değil, vicdanımızı ve inancımızı rehber edinerek yaşadığımızda gerçek anlamda özgür olabiliriz.
Köşe yazarı
Ali Filiz