
“GÜNEY ASYA HAFIZASI” VE STRATEJİK DERİNLİK
Analistler, Ali Şahin’in en belirgin özelliğini, Türk siyasetinde nadir rastlanan Güney Asya ve Pakistan uzmanlığı olarak tanımlıyor. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Pakistan Karaçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlayan Şahin, bu akademik altyapıyı Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’ni (GASAM) kurarak kurumsal bir hafızaya dönüştürdü. Şahin’in bu bölgedeki nüfuzu, sadece teorik bilgiyle sınırlı değil. Türkiye-Pakistan ilişkilerine sahada sunduğu katkılar, Pakistan Devleti tarafından ülkenin en prestijli sivil nişanlarından biri olan "Sitara-i-Quaid-i-Azam" ile tescillenmiş durumda. Bu durum, Şahin’in Ankara-İslamabad hattında "kriz çözücü" ve "köprü kurucu" bir misyon üstlendiğini gösteriyor.
DİL DİPLOMASİSİNDE “DOĞU-BATI” SENTEZİ
Meclis aritmetiğinde İngilizce ve Fransızca gibi batı dillerine hakimiyet yaygınken, Ali Şahin’in dil portföyü Urduca gibi stratejik bir doğu diliyle ayrışıyor. Çok iyi derecede Urduca bilmesi, bölge halkı ve liderleriyle tercümansız, doğrudan iletişim kurmasına olanak tanıyarak “gönül diplomasisi” kavramını somutlaştırıyor. Şahin’in İngilizce ve Arapça’ya da hakim olması, onu İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyasında da etkin bir figür haline getiriyor.
YERELDEN KÜRESELE: HİBRİT BİR SİYASETÇİ MODELİ
Ali Şahin’in kariyer profili, sadece bir bölgeye sıkışıp kalmadığını, küresel bir vizyona sahip olduğunu da ortaya koyuyor. Siyasi kulislerde Şahin, "Diplomat-Siyasetçi" hibrit modelinin başarılı bir örneği olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği Bakan Yardımcılığı göreviyle Batı bürokrasisine, Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (Parlatino) Türk Delegasyonu Başkanlığı ile de Güney Amerika hattına hakim olması; Şahin’in Türk dış politikasının "360 derece diplomasi" anlayışına uyum sağladığını gösteriyor. NATO Parlamenter Asamblesi üyeliği de bu çok yönlü profilin güvenlik ayağını tamamlıyor.
SAHADAKİ TAMAMLAYICI GÜÇ
Özetle; Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, teknik donanımı ve saha tecrübesiyle, TBMM’nin yasama faaliyetlerinin ötesinde, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde “tamamlayıcı bir güç” unsuru olarak konumlanıyor. Özellikle Türkiye’nin Asya açılımında ve İslam dünyasıyla ilişkilerinde, Şahin’in sahip olduğu entelektüel ve diplomatik sermayenin önümüzdeki dönemde de kritik rol oynaması bekleniyor.