
Platform adına yapılan açıklamada, konsere katılımın bireysel bir tercih olduğu belirtilerek, toplumsal baskı ve kutuplaştırıcı söylemlerin Gaziantep’in kültürel yapısıyla bağdaşmadığı ifade edildi. Açıklamada, toplumun manevi değerleri ve aile kavramı üzerinden vatandaşların galeyana getirilmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.
STK temsilcileri, Gaziantep’in farklı düşüncelerin bir arada yaşayabildiği güçlü bir kent kültürüne sahip olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
“Gaziantep bir arada yaşama kültürünü benimsemiş, vatandaşlık bilinci yüksek insanlardan oluşmaktadır. Bu tutum evvela bu şehrin kent kültürüne aykırıdır.”
Açıklamada, konser üzerinden yürütülen gerilim siyasetinin toplumsal barışa zarar verebileceği vurgulanırken, anayasal hak ve özgürlüklerin baskı yoluyla sınırlandırılmaya çalışılmasının birlikte yaşama iradesini zedeleyeceği belirtildi.
Yetkili kurumlara çağrıda bulunan platform üyeleri, Gaziantep’in çok kültürlü yapısının kişisel fikirlerden daha üstün olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:
“Cumhuriyetimizin bize sağladığı ve güvence altına aldığı anayasal hak ve özgürlüklerimizin bu baskılarla ortadan kaldırılmasına çalışılmasının sonuçlarının toplumsal barışımız ve birlikte yaşama irademizin ağır yaralanmasına yol açacağını biliyoruz.”
Ortak açıklamanın sonunda ise dikkat çeken şu mesaj paylaşıldı:
“Ne şehrimiz, ne yaşamımız, ne hak ve özgürlüklerimiz sahipsiz ve değersiz değildir.”
Açıklamaya Gaziantep Barosu başta olmak üzere çeşitli meslek odaları, sendikalar, kültür-sanat dernekleri, kadın kuruluşları, iş insanları dernekleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu destek verdi.