
Yaklaşık üç yıllık bir hayal ve geliştirme sürecinin ürünü olan “Baklava Prens”, Akgül’ün baklava dilimlerinden ilham alarak oluşturduğu özgün bir karakter olarak öne çıkıyor. Yazar, baklava dilimlerinin üst üste konulmuş halinin kendisinde bir saray imgesi oluşturduğunu belirterek, bu hayal dünyasının zamanla bir hikâyeye dönüştüğünü ifade etti. Hikâyede prens, prenses ve aile kavramları etrafında şekillenen anlatım, çocuklara sıcak ve eğlenceli bir dünya sunuyor.
Eserin en dikkat çeken yönlerinden biri ise didaktik anlatımdan uzak, mizah odaklı bir dil kullanılması. Mehmet Akgül, çocukların sürekli öğüt veren metinlerden sıkıldığını vurgulayarak, “Çocuklar masallarda eğlenmek ve dinlenmek istiyor. Bu yüzden hikâyeyi hem eğlenceli hem de mesajlarını dolaylı şekilde veren bir yapıda kurguladım” dedi. Akgül, kitabın çocukların yanı sıra öğretmenler ve aileler tarafından da olumlu karşılandığını, yapılan geri bildirimlerde üç kesimden de tam not aldığını dile getirdi.
“Baklava Prens” karakterinin özgünlüğüne de dikkat çeken Akgül, eserin noter tescil ve patent süreçlerinin tamamlandığını belirtti. Dünya genelinde gastronomi temalı karakterlerin oldukça sınırlı olduğuna işaret eden yazar, baklavanın kültürel bir değer olarak bu alanda önemli bir temsil gücü taşıdığını ifade etti.
Kitabın özellikle okullarda yoğun ilgi gördüğünü aktaran Akgül, düzenledikleri etkinliklerde çocukların hikâyeye büyük bir heyecanla katıldığını söyledi. Çocukların en çok hikâyedeki eğlenceli sahnelere odaklandığını, ailelerin ise eserde verilen mesajları kendi bakış açılarına göre yorumladığını belirten Akgül, bu çok katmanlı yapının kitabı daha güçlü kıldığını ifade etti.
Ziyarette konuşan Uluslararası Gazeteciler Cemiyeti Temsilcisi Aslı Aslan Emektar ise, “Baklava Prens gibi yerli ve kültürel değerlerimizden beslenen çalışmaların artması son derece önemli. Çocuklarımızın kendi kültürlerinden doğan karakterlerle büyümesi, hem kimlik gelişimleri hem de okuma alışkanlıkları açısından büyük katkı sağlar” dedi.
Ziyaret, kültürel üretim ve çocuk edebiyatı üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.