
Türk halı sektörü, dünya genelinde yaşanan jeopolitik gerginliklere ve taşımacılık krizlerine rağmen üretim gücünü korumaya devam ediyor. Yılın 9 aylık diliminde 186 ülke ve serbest bölgeye ulaşılarak 391 milyon 984 bin metrekare halı satışı gerçekleştirildi; bu sevkiyatlardan toplam 2 milyar 17 milyon 127 bin dolar döviz girdisi elde edildi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, sektör ihracatında en büyük payı 1 milyar 563 milyon 158 bin dolarla makine halıları aldı. Makine halılarını 351 milyon 666 bin dolarla tufte halılar, 92 milyon 196 bin dolarla el halıları ve 10 milyon 107 bin dolarla kilimler takip etti.
Türkiye’nin halı ihracatında Amerika ilk sırada
Bölgesel bazda en fazla dış satış 605 milyon 608 bin dolarla Amerika kıtası ülkelerine yapıldı. Orta Doğu 515 milyon 330 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, Avrupa ülkeleri 331 milyon 741 bin dolarla üçüncü sırada kendine yer buldu.
Ülke bazındaki sıralamada ise ABD, yüzde 16,6'lık artış ve 448 milyon 37 bin dolarlık hacimle liderliğini korudu. ABD’yi yüzde 9,4 artış ve 181 milyon 323 bin dolarla Suudi Arabistan, yüzde 23,4 artış ve 114 milyon 187 bin dolarla İngiltere takip etti.
"Lojistik ve maliyet engelleri olmasaydı yüzde 15 daha yukarıda olurduk"
TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, yaptığı değerlendirmede, sektörün tüm küresel olumsuzluklara rağmen geçen yılki ihracat seviyelerini muhafaza ettiğini vurguladı.
Normal şartlarda yüzde 15 ile 20 arasında bir artış öngördüklerini ancak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve Ukrayna-Rusya Savaşı başta olmak üzere jeopolitik krizlerin bu ivmeyi sınırladığını belirten Kaplan, "Halı sektörü olarak her zaman büyüme odaklı çalışıyoruz. Ancak hammadde, emtia ve en önemlisi lojistikte yaşanan büyük sıkıntılar olmasaydı, bugün en az yüzde 15 daha artıda olurduk. Yaşanan aksaklıklar nedeniyle başlangıçta 3,5 milyar dolar olarak koyduğumuz yıl sonu ihracat hedefimizi aşağı yönlü revize etmek zorunda kaldık" dedi.
Konteyner fiyatları 10 bin dolara fırladı, sınırda tırlar bekliyor
Sevkiyatlarda yaşanan darboğazların maliyetleri tırmandırdığına işaret eden Kaplan, özellikle Orta Doğu hattındaki taşımacılık krizine dikkat çekti. Daha önce Katar, Dubai, Umman ve Kuveyt'e konteynerle yapılan sevkiyat maliyetlerinin bin 500 dolardan 10 bin dolara kadar yükseldiğini belirten Kaplan, Suudi Arabistan üzerinden yapılan kara yolu taşımacılığında transit vize işlemlerinde yaşanan sorunların sevkiyatları doğrudan aksattığını ifade etti. Çok sayıda tırın sınır kapılarında beklediğini, depoların dolduğunu ve bu tıkanıklıkların üretim sahnesi ile ihracat temposunu da olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.